Halkevleri, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda alınan “mutlak butlan” kararı sonrasında yaşanan krizle ilgili dikkat çeken bir açıklama yaptı. Açıklamada, CHP Genel Merkezi’nin polis eşliğinde boşaltılmasının sadece bir parti içi mesele olmadığı vurgulandı. Halkevleri, bu durumu “Saray’ın halkı örgütsüz ve muhalefetsiz bırakma planının bir parçası” olarak nitelendirdi.
Açıklamada, Halkevleri Genel Yönetim Kurulu (GYK) üyesi Orhan Sarıbal’ın tutumuna da değinildi. Sarıbal’ın, köylülerin ve tarım emekçilerinin mücadelesinde, doğa ve yaşam savunmasında birlikte hareket ettikleri için GYK listelerinde bulunduğu belirtildi. Ancak Halkevleri, Sarıbal’ın son olaylar sırasında “mutlak butlan” kararını destekleyen grupla hareket etmesini, izahı, mazereti ve kabul edilebilirliği olmayan bir “işbirlikçilik” olarak değerlendirdi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “CHP Genel Merkezi’nin polis zoruyla boşaltılması, yalnızca parti içindeki bir anlaşmazlığın uzantısı değil, Saray’ın halkı örgütsüz, savunmasız ve siyasetsiz bırakmaya yönelik kapsamlı bir saldırı planının parçasıdır. Bu durum, hem iktidar hem de toplumsal muhalefet açısından kritik bir dönemeçtir. Mesele, CHP meselesi veya CHP içindeki rekabet meselesi değil, halk ile Saray arasındaki çelişkinin derinleşmesi ve iktidarın muhalefeti yok etme çabasıdır. Bu saldırı karşısında esas olan halkın direnişidir.”
Sarıbal’ın bu tutumunun Halkevleri’nin mücadele ilkeleriyle çeliştiği belirtilirken, “Örgütümüz, bu konuda gerekli süreçleri başlatacak ve somut adımlar atacaktır” denildi. Halkevleri, demokratik bir kitle örgütü olarak mücadele ilkeleri doğrultusunda hareket edeceğini ve bu ilkelere aykırı davrananların örgüt içinde yer alamayacağını vurguladı.