Akbelen direnişinin 3. yılı: Patronların talan yasasını tanımıyoruz!

Akbelen direnisinin 3 yili patronlarin talan yasasini tanimiyoruz O8DDTBS7
Akbelen direnişinin 3. yılı: Patronların talan yasasını tanımıyoruz!

Muğla’nın Milas ilçesinde, YK Enerji’nin (Yeniköy-Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş) termik santraline kömür sağlamak uğruna 24 Temmuz 2023’te acımasızca katledilen Akbelen Ormanı’nda yurttaşların yaşam alanı mücadelesi sürüyor. Doğa katliamının üçüncü, kamuoyunda “Süper İzin Yasası” olarak bilinen ve bölgedeki en az 48 köyü maden talanına kurban edecek 7554 Sayılı Kanun’un ise birinci yılında İkizköylüler yeniden ayağa kalktı.

Bağdamları Mahallesi girişinde toplanan yurttaşlar, direnişin ruhuna uygun olarak dayanışma aşuresini paylaştı. Alanda üç yıl önce jandarma barikatlarına ve TOMA’lara göğüs geren çok sayıda doğa savunucusu da yer aldı.

“KENDİ KÖYÜMÜZDE KİMLİKLE YÜRÜTÜLDÜK”

Buluşmada ilk sözü alan İkizköylü Esra Işık, maden sahasının köylerine kadar dayandığına dikkat çekerek “Bugün neden burada olduğumuzu görmek istiyorsanız madene kafanızı çevirmeniz yeter. Yedi yıl önce başka köyleri yutan şirket, şimdi bizim köyümüze dayandı” dedi. Ağaç kıyımının yaşandığı günlerde kendi köylerinde kimlik göstermeden yürüyemez hale getirildiklerini belirten Işık, “Şirket zeytinlerimize göz diktiğinde, Meclis’te oturanlara yasa sipariş etti. Biz ‘Bu yasa yaşamlarımızın ölüm fermanıdır’ dedik ama dinletemedik. Sadece şirketlerin, patronların gönlü olsun diye bu yasayı geçirdiler. Maden yasasını, şirketlerin yasasını tanımıyoruz, tanımayacağız!” diye konuştu.

“DİNAMİTLER EVLERİ ÇATLATIYOR”

İkizköy Mahallesi Muhtarı Nejla Işık ise vahşi madenciliğin bölgede yarattığı ağır tahribatı gözler önüne serdi. Patlatılan dinamitler nedeniyle evlerinde çatlaklar oluştuğunu vurgulayan Işık, “Üç yıldır bu vahşi madencilikle baş başayız. Zeytinlerimiz gözümüzün içine baka baka söküldü. Ancak umudumuzu ve inadımızı çalmaya kimsenin hakkı yok. Buradan başka gidecek yerimiz de yok” diye konuştu. Sermayenin yanında saf tutan bölgedeki diğer muhtarları da eleştiren Işık, “Biz halkımıza düşmanlık etmeye, köyümüze nankörlük etmeye gelmedik” ifadelerini kullandı.

“HALKI APTAL YERİNE KOYMAYIN”

Bölgenin can damarı olan su kaynaklarının da tehdit altında olduğuna işaret eden Muhtar Işık, Akbelen’deki her patlatmanın Güllük, Bodrum ve Milas’ın suyunu yok ettiğini belirterek “İkizköy’ün ovasında kuyunun biri çoktan kurudu. Yıllardır ‘kamu yararı’ diyorlar. Kamu burada, toprağın gerçek sahipleri biziz. Güneşten enerji üretmek varken toprağı, suyu, mezarı kaldırmak kimin haddine!” diyerek isyan etti.

Yandaş basında yer alan ‘taşınan zeytinlerin meyve verdiğine’ yönelik manipülatif haberlere de sert çıkan Işık, sözlerini şöyle noktaladı: “Halkı aptal mı sandınız? Altı ayda o zeytin ağacı meyve vermez. Aklımızla alay etmeyin. Biz zeytinlere kendimizi siper edeceğiz, bu köyü de bundan sonraki köyleri de asla madene teslim etmeyeceğiz.”

yok

Author: Can Doğan