Okul Çağı Ebeveynlerine Öneriler

Çocuklarımız…

Özgünler, bağımsızlar, muhteşemler…

Ebeveynler…

Kaygılarımız normal ve inanın yeterlilik hissi en değerli düşünme sistematiği…

Yeni bir eğitim – öğretim dönemi başlıyor; çağ değişti, bilimsel araştırma sonuçları yenilendi, çocukluk dönüştü, ebeveynler ise daha bilinçli.

Sizlere, okul çağındaki çocuğunuzla güvenli bağı korumanız ve kendi aile kültürüne yön vermesi için harika önerilerimiz var.

Saygı duyduğumuzu hissetmeliler…Saygı, yapıcı etkileşimin sihirli anahtarıdır.

Çocuklarımızın her zaman uzlaşma – tartışma iletişiminde saygı ile dinlediklerini hissetmeye ihtiyaçları vardır. Bu nedenle amacımız çocuklarımızla konuşurken hiçbir zaman “söz geçirme” olmamalıdır.

Bunun yanında okula başlayan her birey çabalarının ebeveynleri tarafından saygıyla karşılandığını görmek ister. Birey, bu çabaları desteklenip pekiştirilirken aynı zamanda öğrenme faaliyetlerinin ebeveynleri tarafından önemsendiğini ve değerlendirildiğini de bilmelidir.

Aktif bir dinleyici olmalıyız…

İletişimin temel tamamlayıcısı aktif dinlemedir…

İletişim sisteminin temel ögelerinden biri dinlemedir. Anne babasının kendisini dinlediğini gören çocuk önce, kendisine değer ve önem verildiğini, kabul edildiğini, buna bağlı olarak da sevildiğini düşünür. Aynı zamanda çocuk ‘anlaşıldım’ duygusunu yaşar ve rahatlar. Bu durum, çocuğun hem benlik saygısının artmasına hem de kendisini dinleyen kişiye yakınlık duymasına neden olur. Çocuklar çoğunlukla dinlenmeme nedeniyle saldırganlık, kendine zarar verme, ellerini ısırma davranışlarıyla; ‘Lütfen beni dinle, duygusal kırıklık yaşıyorum, dikkatini bana ver’ mesajı iletmektedirler. Bu yüzden çocuklarımızı tüm dikkatinizi vererek dinlemeliyiz. Bazen sizlerin bir şey söylemenize gerek bile yoktur. Çoğu kez, bir çocuğun ihtiyacı olan tek şey, ona duygularının anlaşıldığını hissettiren, sıcak bir sessizlik ortamıdır.

Kıyaslamak, reddetmektir.

Çocuklarımız emin olun ki rekabetçi bir ortamı sevmiyor ve hiçbir koşulda herhangi bir kişiyle kıyaslanmak istemiyorlar. Bu nedenle başarı ve başarısızlık tepkisi yalnızca yetişkine ait bir olgudur. Unutmamalıyız ki emek performanstan daha değerlidir. Çocuklarımızı öznel iyi oluşa taşıyan yegane yol yeterlilik, değerlilik ve olduğu gibi kabul görmektir.

Sağlıklı benlik gelişimi hep önceliğimiz olmalı…

Benlik kavramı, bir bireyin ne olduğuna, ne kadar değerli olduğuna, kim olduğuna ve kimliğine ilişkin duygusudur. Benlik, çocuğun hayatındaki önemli insanların kendisine tutum davranışları sonucu şekil alır. Benlik oluşumu doğumdan itibaren başlar ve bebek neye benzediğine, ne olduğuna nasıl biri olduğuna dair ilk izlenimleri annesinin gözünden alır. Genellikle bir çocuk, kendisini başarılı hissetmesini sağlayacak, başarılı olmadığı zamanlarda kendiyle ilgili olumlu düşünmesini sürdürmeye yarayacak ebeveyn tutumu arar.

Çocuklarımızda sağlıklı benlik gelişimi için;

Emniyet Duygusu – Ait Olma Duygusu

Hedef Duygusu – Kişisel Yeterlilik ve Kendiyle Gurur Duyma

Güven Duygusu – Sorumluluk Duygusu

Cesaretlendirme, Destekleme ve Takdir Duygusu

Hataları ve Başarısızlıkları Kabullenme Duygusu

Aileye Dahil Olmanın Getirdiği Benlik Değeri

duygularının bütünsel bir süreç ile ilerlemesi çocuğun süreci içselleştirerek benlik kimliğini oluşturmasını sağlayacaktır.

Özgün, bağımsız ve muhteşem çocuklarımıza saygılarımla…

‘Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio’nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio’ 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx